Erzurum asırlar boyunca Asya ve Avrupa arasında önemli bir geçit ve ticaret merkezi olmuştur. İran ve Kafkasya üzerinden gelen kavimlerle Avrupa'daki diğer kavimlerin kültürlerinin etkisi altında kalan ilimiz, kökü tarihin derinliklerine kadar uzanan zengin bir kültür hazinesine sahiptir. Yöremiz halk oyunları Türk bedii zevkini, kahramanlık menkıbelerini insan psikolojisinin tezahürlerini bölgenin adet ve ananelerini en güzel ve etkileyici şekilde yansıtır. Yöremiz ve çevresinde oynanan oyunlara Bar adı verilir. Moğollarda ve Altay Türklerinde Bar, davulun adıdır. Bar sözcüğünün kökeni ve anlamı üzerinde çok çeşitli görüşler vardır.
- Bar, Dadaşın oyununun adıdır.
- Bar, Erzurum dolaylarındaki toplu oyunların adıdır
- Bar, Davul eşliğinde oynanan oyundur
- Bar, Şaman olan Türklerin şölenlerinde, davul eşliğinde oynadıkları oyunlardır. Bar,Barça, Baru söylenişleri eski metin,lügat ve diyalektlerde hep topluluk, elbirliği anlamı ile kayıtlıdır. Eski çağda ilkel insanlar birtakım korku ve inançların etkisi altında bulundukları için hayatlarını çeşitli törenlerle idame ettirir ve bu ayinlerin davulla yaparlarmış İlk zamanlarda hayvan derileri toprağın altında kısmen çürütülür bir nevi tabaklama usulü ile elde edilen bu derilerden davullar yapılırdı. Şaman Türkleri bunlara Tüngür demiş, daha sonra Kös adını almıştır. Erzurum'un milli çalgıları davulla beraber Zurna, Ney ve Zilli teftir. Erzurum davulu hazırlanırken, daha çok koyun ve keçi derisi kasnağa geçirilir ve sesin ayarlanmasına özel bir önem verilir. bu bakımdan Erzurum davulu diğer davullardan daha tok seslidir. Gurup halinde oynanan barlar en az beş kişi ile oynanır. Bu oyunlar sonlara doğru hızlanarak sekme denilen çevik hareketlerle oynanır. Başlangıçta el ele tutan oyuncular süratli kısımda birbirlerinin omuzlarından tutarlar. Oyunun başında Barbaşı, sonunda da Pöççük denilen oyuncu bulunur. Barbaşı ve Pöççük ellerinde birer beyaz mendil tutarlar. Bazen barlarda kullanılan melodiler halay oyunlarında kullanılmaktadır. Bar daha çok erkekler tarafından oynandığından erkek oyunu olarak nitelenebilir. Kadınlar tarafından oynanan barlarda mevcuttur bunların yanı sıra alacabar adıyla anılan erkekli kadınlı barlarda vardır.
Erzurum Bar Oyunları ile Diğer Halk Oyunları
Ağca ferikler, alacabar, aldımpram, aşırma barı, aşşahtan gelirem, başbar, ben bir kavak olaydım, bir taş attım çeğile, Bitlis koçerisi, daldalan barı, durna barı, erfene, Ermeni barları, Erzurum Barları, felek, güzeller barı, hanım barı, hayvan taklit oyunları, heynare, hoş bilezik, karadüzen, Köroğlu barı, kutkut barı, Kürdün ayavanı barı,Kürt barı, lavik barı, Osman ağa, sallama, sarhoş barı, sökme barı sıçratma, sürtme barı, tamzara barı, tatyan, tavuk barı, tello, temirağa, tersine, tikine bar, Tortum barı, Durna barı,Uzundere,Yayla barı,Hançer Barı
Hançer Barı
İki erkek tarafından karşı karşıya ve her elde bir yalın hançer bulunduğu halde iki çift hançerle oyuna başlanır. Önce bir oyuncu meydana çıkarak bir eli arkasında ve öbür eli yukarda olduğu halde alanın bir yanında durur. Öbür oyuncu, pek ağır yürüyüşlerle alanı dolanarak, karşılık tarafta on - on beş adım uzunlukta arkadaşının hareketlerini tekrarlar. Bu sefer ilk çıkan oyuncu yürüyüş hareketlerine geçer. Her iki oyuncu bu hareketleri üçer defa tekrar ederler. Bıçak hareketlerine kollar da, hançerli eller de katılır. En önemli iş bilhassa bileklerdedir, çünkü hançerlerini hareketlerle koltuk ve bacak aralarından geçirilirken yaralanma tehlikesi vardır. Bu hareketlerden sonra her iki oyuncu aynı zamanda birbirleri üstüne yürüme ve koşma gösterişleri yaparlar. Gerek yürüyüşte ve gerek koşmalarda kol ve hançerlerde hareketlere uydurulur. Hançer hareketleri bilhassa koşuş esnasında tebarüz ettirilecektir. Oyunun sonuna doğru oturup sıçrama hareketleri yapılır. Bu oturuş esnasında her iki oyuncu ellerindeki hançerlerle karşılıklı saldırışlar yapar, hamleleri savuştururlar.
Bu oyunda hareketler tamamıyla ferdîdir. Bir oyuncunun işlediği herhangi bir yanlışlık yahut da gösterebildiği bir maharet öbürüne ne n'kısa (noksanlık) getirir, ne de şeref kazandırır. Oyuncunun ustalık gösterebilmesine gayet elverişli bir oyundur. Rivayete göre, eskiden her parmak arasına bir bıçak bulundurulacak surette altı bıçakla aynı hareketleri yapabilen oyuncular varmış. Hançer Barı'nda "Bıçak kullanmak" böylece cidden büyük bir hüner meselesidir.
Hançer Barı'nda figürler: vücutlar diktir. Başlar eğilip selam verilerek oyuna son verilir.
Havasına gelince; her figür fasılasız (aralıksız) surette nice defalar tekrarlanacağı ve devamları boyunca türlü haller edindiği için musikî pek o kadar ölçüler sayısıyla tahdit edilmiş (sınırlanmış) değildir. Tarifi yapılan her kısmın bitimine kadar gelişigüzel ve tekrarlarla devam eder.
Birinci figürde musiki mutedil (orta) hareketlidir. İkinci figürde allegretto gibi olur. Üçüncü figürden oyun sonuna kadar allegro derecesinde sürüp gider.
Bu bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.
|